10 Eylül 2015 Perşembe

Adam Dövme ve Parti Basma Teknikleri

Bugün, milliyetçilere yardımcı olmak üzere, adam dövme ve parti binası basma konusundaki bilgilerimi aktaracağım. Aslında, bu benim çok da iyi bildiğim bir konu değil. Bugüne kadar kimseyi dövmedim ama birkaç kez dayak yemişliğim var. Ayrıca sinemalar ve video kanallarında izlediğim filmlerden edindiğim bilgileri de kullanarak bu arkadaşlara yardımcı olacak pratik bilgiler vermek istiyorum.

Araştırma ve Eylem
İzlediğim pek çok filmde, ister polis olsun isterse sivil, dayak atmaya niyetli kişiler önce dövecekleri kişiler hakkında kısa bir araştırma yapıyor, sonrasında eyleme geçiyordu. Milliyetçilerde ise gördüğüm kadarıyla bu sıralama ters çalışıyor. Yani önce dayak atıp sonra kimlik kontrolü yapılıyor. Benim itirazım, yanlış kişilerin dayak yiyor olmasına değil, bu uygulama yüzünden, dayak yemesi gereken kişilerin, elini kolunu sallayarak serbestçe yollarına devam etmesine. Gazetelerde, dayakların bir türlü doğru hedefi bulamamasının alaycı bir dille işlenerek, milliyetçiler hakkında son derece yanlış bir hava oluşturulması da işin cabası.


Mimikler ve Tavır
Bugün herkesin elinde cep telefonu veya küçük kameralar var, dolayısıyla parti basan, adam döven grupları izleme şansımız oluyor. Filmlerde gördüğüm kadarıyla, arkadaşı öldürüldüğü için ya da herhangi bir tehdit karşısında harekete geçen grupların yüzlerinde öfke, kararlılık ve sinirli bir yüz ifadesi bulunuyor. Şehit anması için toplanan gruplar ise düğün alayı gibi korna çalarak ilerliyor, insanların yüzlerde maça gider gibi mutlu bir hava, futbol sahalarında gördüğümüz tezahüratlar ve küçük şakalaşmalar göze çarpıyor. İnanın ‘Meydan Yerinde Kürtlere Dayak’ başlığıyla açtığım videoyu yarısına gelmeden kapattım, daha dayak sahnesi başlamamıştı bile. ‘Terörist Yuvası Yakılırken’ adlı belgesel videoyu ise kapak resminde dilini çıkararak gülen milliyetçi kardeşimiz yüzünden başlatmadım bile.

Planlama ve Araç-Gereç Temini
Özellikle Fransız ve İtalyan filmlerindeki soygun sahnelerini anımsayın. Soygun, bir saatin işleyişi gibidir. Her şey, saniyesi saniyesine planlanmıştır. Alarm ötmeden kapılar açılır, ekip dışarı çıkınca arabalar gelir, arabalar geçince köprüler kapanır. Siz filmlerde, banka kasasının önünde, biz bunu nasıl açacağız diye düşünen bir hırsız gördünüz mü hiç? Kasaya kadar gelen kişi, her zaman için gerekli aletlere ve kasayı açacak bilgiye sahiptir. İşte biz buna planlama diyoruz. Milliyetçi gruplara baktığımızdaysa, ne yazık ki böylesi bir ön hazırlığı görmek mümkün değil. Parti binası yakılacak benzin yok, adam dövülecek sopalar hazır değil. Eliyle cam kırmaya çalışanı mı dersin, kibritle araba yakmaya uğraşanı mı dersin, eylemlerin her noktasından ayrı bir amatörlük akıyor. Baskının güvenlik kamerası görüntüleri internette yayınlandı. Genel merkez binasını yakan arkadaşların kapı önündeki görüntülerini izlediğimde, inanın polisle birlikte halay çekiyorlar sandım. Yani bu işler bu kadar ucuz mu? Ülkenin % 13 oy almış bir partisinin genel merkez binası böyle mi yakılmalıydı? O pencerelere havadan kurulacak tel bir ağ ile kayarak girilemez miydi? Yanıcı, uzun bir hat çekilip, dışarıdan fitili tutuşturulmak suretiyle ateşin bir yılan gibi kıvrıla kıvrıla içeri girmesi sağlanamaz mıydı? Videonun başına, göstermelik de olsa, polisle bir itiş kakış sahnesi eklenemez miydi? Kimse kusura bakmasın ama şu anki video, izleyen kişide 'tarlada ot yakmak bile bundan daha tehlikeliymiş' havası uyandırıyor. Polisiye bir heyecan yok, sanki arkadaşlar randevuyla gelmişler, binayı yakıp da bir başka işe yetişecekler.


Son olarak önemli bir ayrıntıyı daha dile getireyim. Ne AKP Gençlik Kolları, ne Ülkü Ocakları Derneği, ne de MHP yetkilileri "bu eylemleri biz yaptık" dedi. Düne kadar hakaret dolu açıklamalarla halkı kışkırtan, küfür etmek dışında söz sarf etmeyen yöneticiler, bu yakma yıkma işleriyle kesinlikle ilgileri olmadığını, kendilerinin eylemlerinde, çevreye en ufak bir zarar bile verilmediği söylemişler. Başı bandalı, eli sopalı arkadaşlarım, aman dikkat. Bu işlerin raconu bu değildir. En aşağılık işlerin bile kendince bir namusu vardır. Alçakça katliamları yapan terörist gruplar bile yaptıkları eylemleri üstlenirler.

Hiç yorum yok:

Hakkımda

Fotoğrafım

Caz Yapma; sanat, edebiyat, gündelik yaşam, çevre, iklim değişikliği ve caz müziği konulu yazılarımdan oluşuyor.